Neden yorulup pes ediyoruz ki?

Neden şek ve şüpheye düşüyoruz ki?

Neden yılgınlık gösterip umutsuzluğa kapılıyoruz ki?

Bizler Hakk inancına mensup hakikatin yolunda yürüyenlerden değil miyiz?

Bizlerin vekili Muhammed ile Ali değil midir?

Hangi engel, hangi zorluk bizi yolumuzdan alıkoya bilir ki?

Bizler için her sorunun cevabı vardır, her çıkmazın bir açarı vardır, her sorunun bir çözümü vardır.

Çünkü bizlerin vekili Muhammed ile Ali’dir.

Bizler Hakk inancına mensup hakikat yolunun Yolcularıyız.

Her ne şart altında olursa olsun, her ne zorlukla karşılaşırsak karşılaşalım yolumuzu sürmeye, doğruları haykırmaya, insanlığa umut olmaya devam edeceğiz.

Bir an bile şüpheye düşmeden, bir an bile dahi tereddüt etmeden; aşk ve tutkuyla yolumuzu sahiplenmeye, yolumuzun insanlıkla buluşmasına katkı sağlamaya devam edeceğiz.

Yılgınlık, umutsuzluk, karamsarlık, pes etmek, bos vermek bizlerden uzak olanlardır.

Her anı verimli ve dolu dolu yaşamak, daima varoluşa şükretmek, dem be dem bu inanç ve ikrarla yaşamak bizler için esas olandır.

Hakk inancına tabi olan, hakikatin yolunda yürüyen, Pir Sultan Abdal’ın buyurduğu gibi vekili Muhammed ile Ali olanın bu dünyada ne gibi bir sıkıntısı olabilir ki?

Olamaz, olmamalıdır.

Eğer oluyorsa dönüp bir kez daha iman ve ikrar noktasında kendi özümüzü sorgulamamız gerekiyor.

Kaygıya, kedere, umutsuzluğa yer yok, olmamalıdır.

Varız, varlık meydanındayız, görüyoruz, yaşıyoruz.

Budur esas olan.

Kendimizi biliyorsak, bilme çabasındaysak, var olmak, yaşıyor olmak bizler için yeterlidir.

Dünyevi her zorluk; parasızlık, hastalık, ölüm, yenilgiler, acılar kesinlikle aşılır.

Çünkü bizler Hakk inancına tabiyiz ve vekilimiz Muhammed ile Ali’dir.

Vekili Muhammed ile Ali olanın derdi dahi dermandır, dertsizliktir.

Ya Allah! Ya Muhammed! Ya Ali!

Remzi Kaptan

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz