TAHTACILAR KİMDİR?

Tahtacılar Türkiye’de Akdeniz ve Ege dağlarında yaşayan Alevi inançlı bir Türk zümresidir. Pek çok araştırıcıya göre Ağaçeri Türklerinin torunlarıdırlar[i]. Bazılarına göre ise Hun Türklerinin ardıllarıdırlar ve Anadolu’ya ilk gelen Türklerdendir[ii]. Oğuzlara bağlı 24 boy haricindeki 6 boydan birisidir. Ağaçerilere Orta Asya’da orman adamı anlamında Bişeler adı da verilir. Bazı kaynaklara göre Ağaçerilerde 13.y.y.da Oğuzlarla beraber Anadolu’ya gelmişlerdir. 1240 yılındaki Babalılar isyanına katılmışlardır. İsyan bastırıldıktan sonra bu Türkler doğuya çekilmiş ve Malatya ile Maraş arasındaki dağlık ve ormanlık alanlara sığınmışlardır. Bundan dolayı bunlara orman adamı anlamında Ağaçeri adı verilmiştir. Burada bir ara beylik kurma girişimleri olmasına rağmen başarılı olamamışlardır. Dulkadiroğulları Maraş çevresinde beylik kurduktan sonra Ağaçeriler üzerine baskılar uygulamıştır. Bunun üzerine Ağaçerilerin bir kısmı doğuya Azerbaycan’a gitmiştir. Bir kısmı ise Çukurova bölgesine inmiştir. Burada Bulgarlardan tahtacılığı öğrenmişlerdir[iii]. Ağacı işleyen Habib Neccar’ın adını duymuşlardır. Burada tahtacılığı öğrenirken tahtacılığın piri olarak ta Habib Neccar’ı benimsemişlerdir. Burada ocakları oluşmuştur. Dur Hasan Dede ile İbrahim-i Sani Dede’nin mezarlarının burada olması bu tezi güçlendirmektedir. Buradan daha sonra Toros Dağlarını takip ederek Antalya çevresine gelmişler ve Teke yarımadasına yerleşmişlerdir. Oradan ise kuzeye çıkarak İzmir’e kadar gitmişlerdir. Adana’da bulunan Ramazanoğullarından kaçan Ağaçeriler ise Fatih tarafından Kazdağı’na getirilmiştir[iv]. Kazdağı’ndaki Sarı Saltuklular ile karışan bu Ağaçeriler burada kalmışlardır. Bazıları ise Midilli’ye geçerken bazıları ise güneye inmiş ve İzmir’e yerleşmişlerdir. Burada Yanyatır Ocağı’nı kurmuşlardır. 16.y.y.dan sonra Ağaçerilerin adı Tahtacılar olarak kayıtlara geçmeye başlamıştır[v].

TAHTACILAR’IN OCAKLARI

Tahtacıların iki ocağı vardır. Birisi merkezi İzmir Narlıdere olan Yanyatır Ocağı, diğeri ise merkezi Aydın Germencik’in Kızılcapınar Köyü olan Hacıemirli Ocağı’dır. Hacıemirli Ocağı’nın diğer isimleri Şehepli veya Aydınlı Ocağı’dır. Yanyatır Ocağı’nın piri Dur Hasan dede olup mezarı Adana Ceyhan’ın Durhasandede Köyündedir. Hacıemirli Ocağı’nın piri ise İbrahim-i Sani Dede olup mezarı Gaziantep Islahiye’nin  Çerçili Köyündedir. Tahtacıların en yoğun oldukları yerler Antalya ve çevresi ile Edremit’in Kazdağı etekleridir. Tahtacılar Şah Hatayi ile tanışıncaya kadar Ahmet Yesevi süreğinde yol yürütmüşlerdir. Şah Hatayi ile 12 imamlara bağlanmışlar ve bugünkü sürdükleri yol oluşmuştur. Yollarının kurucusu olarak Şah Hatayi’yi bilirler. Cemlerinde Şah Hatayi’den nesefler okurlar. Şah Hatayi yol için çok önemlidir.

KAZDAĞI TAHTACI TÜRKMENLERİ KİMDİR?

Kazdağı Ege Denizi kıyılarında Edremit Körfezi’nin kuzeyinde doğu-batı yönlü uzanan bir dağdır. Kuzeyinde Biga yarımadası güneyinde ise Edremit Körfezi bulunur. Balıkesir ile Çanakkale’yi ayırır. Balıkesir’in en yüksek dağıdır. Dağın kuzey yamaçları Çanakkale’ye, güney yamaçları ise Balıkesir’e aittir. Nispi yüksekliği Edremit Körfezinden bakınca çok yüksektir. Antik devirlerde kutsal bir dağdır. İlyada destanında Tanrıların yaşadığına inanılan Olimpos dağı olarak geçer. Eski adı İda’dır. Dağın kuzey yamaçlarında nemli bir ortam olup Karadeniz kökenli bitkiler ve ormanlar yer alır. Güney yamaçları ise biraz kurak olup Akdeniz kökenli bitkiler bulunur. Dağda endemik bitkiler çoktur. Dağda eski çağlardan beri yoğun bir kerestecilik faaliyeti vardır. Ormanları gür suları bol bir dağdır. Ayrıca yamaçlarında eğim çoktur. Mitolojide Aeneas’ın donanmasını bu dağdan elde ettiği kereste ile yaptığı belirtilir. Türkler Anadolu’ya Malazgirt savaşından sonra yoğun olarak gelmeye başladıktan sonra 1076 yılında Anadolu Selçuklu Devletini kurmuşlardır. 1095 yılında Haçlı seferleri başlamış ve bu devlet Konya’ya çekilmiştir. Türkler Ege kıyılarına da kısa bir sürede ulaşmışlardır. Çaka Bey İzmir merkezli beyliğini kurmuştur. Bu beylik ilk denizci Türk beyliğidir. 1299 tarihinde Osmanlı Beyliği’nin burulması ile Anadolu tarihi farklı bir sürece girmiştir. Aynı tarihlerde Balıkesir ve çevresinde Karesi Beyliği kurulmuştur. Bu beyliğin güçlü bir donanması vardır. 1308 tarihinde Balkanlardan Sarı Saltuklu Alevi Türkmenler Ece Halil emrinde Gelibolu üzerinde gelerek boğazı geçmişler ve Karesi Bey’e müracaat etmişlerdir. Karesi Bey bunları Kazdağı’na yerleştirmiştir[Biz]. Daha sonra 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet zamanında İstanbul’un fethi hazırlıkları başlayınca Fatih Ramazanoğulları’ndan kaçan Dur Hasan Dede’li Tahtacı Türkmenleri Kazdağlarına yerleştirmiş ve onların kereste üretmelerini istemiştir. Üretilen keresteler ile donanma hazırlanmış ve İstanbul fethedilmiştir. Daha sonra güçlendirilen donanma ile Midilli Adası kuşatılmış ve fethedilmiştir. Midilli Adasının fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet Edremit’e gelmiş ve 26 gün kalmıştır. Sarı Saltuklu Alevi Türkmenler dağın İda olan adını Kaz Dağı’na çevirmişlerdir. Kaz eski inançlarda kutsal bir hayvandır. Kutsallığı en fazla yükseğe çıkmasıdır. Fatih Sultan Mehmet döneminde bir ara Kaz Dağı’na tasavvuf erbabının çokluğundan dolayı Abdal Dağları adı verilmiştir. Daha sonra Kaz adı yerleşmiştir. Piri Reis’in ünlü Kitabı Bahriye kitabında çizilen haritada dağın adı Kaz Dağı olarak geçer[vii]. Midilli’nin fethinden sonra bir kısım Tahtacı Türkmeni Midilli Adasına göç etmiştir. Kazdağı Tahtacı Türkmenleri Sarı Saltuklu Alevi Türkmenler ile Durhasan Dedeli Tahtacı Türkmenlerinin torunlarıdırlar[viii]. Sarı Saltukla alakalı hatıralar son derece siliktir. Durhasan Dede ile olan bağlar ise Yanyatır Ocağı’na bağlılık nedeniyle günümüze kadar gelmiştir.

Kazdağı Tahtacılar arasında kutsal bir dağdır. Kazdağı Tahtacı Türkmenleri her yıl Ağustos ayı içinde Kazdağı’na çıkarak orada bulunan Sarıkız ve Cılbak Baba yatırlarına kurbanlar keserler. Sarıkız ve Cılbak Baba çok önemli yatırlardır. Makamları  dağın doruklarında bulunan iki tepe üzerindedir. Kartalçimen yaylasındaki taş yığınlarına ise yöre insanları Kaz Avlusu adını verirler ki burası kutsal alandır. Sarıkız yatırı Edremit Körfezine, Cılbak Baba yatırı ise Bayramiç ovasına bakar. Cılbak Baba tepesinden Çanakkale Boğazı da görünür.

KAYNAKLAR

[i] Zelyut R.-2008-Türk Kimliği,Fark Ya.,Ank.s:53-54

[ii] Önder A.T.-2002-Türkiye’nin Etnik Yapısı,Pozitif Ya.İst.s:56

[iii] Aksüt A.-2003-Önce Türkmen Sonra Tahtacı,Kayhan Matb.İst.s:41

[iv] Kudar A.-1996-Tahtakuşlar Köyü ve Türk Kültürü,Türk Dünyası dergisiŞubat-1994 Satı:86,Ank.s:56

[v] Küçük M.-1995-Cemaat-ı Tahtacıyan,Nefes Ya.İst.s:18

[vi] Uzunçarşılı İ.H.-1984-Anadolu Beylikleri,T.T.K.Y.Ank.s:97

[vii] Gücü R.- 2011 -Geçmişten Geleceğe Edremit Tarihi, Burhaniye Ticaret Odası Yay. ,Kapak Fotosu

[viii] Ayhan A.-999-Balıkesir Ve Çevresinde Yörükler, Çepniler, Muhacirler, Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı, Balıkesir s:164

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz