Değerli güzel canlar;
İmam Rıza filminde geçen kutsi olayların yüzde doksanı İmam Muhammed Bakır zamanında yaşanmıştır, İslâmın diğer semavi dinler tarafından din olarak kabul edilmesi İmam Muhammed Bakır dönemindedir. Filmde geçen diğer dinlerin alimleri ile İmam Rıza arasında geçen münazaralar İmam Muhammed Bakır’a aittir.

İnanç turizmini arttırmak için İran devleti tarafından düzenlenen bu muazzam güzellikteki devasa film ne yazık ki pek de dürüstçe hazırlanmamıştır.

Konu sadece bunun ile sınırlı değildir, bütün gerçekleri bir bir kaleme alma gayretim asla tükenmeyecektir. İran devleti inanç turizmini harekete geçirebilmek adına her yol mübah taktiğinden vaz geçmeyip adeta Emevi taifesinin Kâ’be üzerindeki bütün politikalarını bir bir inanç truzmi ile uygulamaya almıştır. Bundan yaklaşık altı yıl önce Türkiye’den hatrı sayılır isimlerin Alevî dedelerinin ve üniversite araştırma grubu profesörlerinin de içerisinde bulunduğu bir heyet İran’ın Nişabur kentine Hacı Bektaş Veli’ye ait izleri araştırmak üzere gitmesi İran devletinin çok dikkatini çekmişti. Fakat on hünlük saha araştıtması, eski devlet arşivlerinin taranması sonucunda heyet Nişabur’da Hacı Bektaş Veli’ye ait hiç bir veri ve ize rastlayamadi. Buna rağmen, İran Devleti Hacı Bektaş Veli’nin doğduğu ev diye geçtiğimiz yıl bir harabeyi tahsis etti.

Amaç Türkiye Alevî ve Bektaşilerinin burayı ziyaret etmesini sağlamak ve tabii ki ciddi bir turizm gelirini cebe indirebilmekten başka hiçbir şey değildir.
Öte yandan her ne hikmet ise benim bile çok şaşırdığım ve Anadolu Alevîlerinin sorgusuz ve sualsiz kabul ettikleri Şah İsmail’in Şah Hatai oluşu ve akabinde iki yıl sonra yüzlerce yıldır Sultan Selim’e ait olan tabloların birdenbire Şah İsmail olduğunu herkesin benimsemesidir. Oysa ortada bu konu ile ilgili hiç bir somut delil dahi bulunmamaktadır. Hz. Şems ile Şah Hatai belki de örtüşebilir fakat her satırında Hz Ali, Ehli’Beyt ve On İki İmam vurgusu yapan Şah Hatai nasıl olur da kurduğu Safevi devletinin bayrağında bir tek İslam ve Ehli Beyt inancı figürü taşımayan Şah İsmail olabilir?

İran kozmopolitik bir yapıya sahiptir hemde en kadim inançlarla bile harmanlanmış bütün semavi dinlerin ve onlara bağlı mezheplerin de ana yurdudur.

Kıymetli ve güzel canlar! İnançlarımıza ve yolumuza biz sahip çıkmak zorundayız, eline her tuz alanın arkasında koyun gibi gitmek bizi Hz. Peygamberimizin ve Ehli Beytimizin sürüsünden ayırır, belki de istenilen temel amaç da budur.

Saygı ve sevgilerimle.

Hakk mekanı gönüllerinizden niyaz ederim…

(Mansur Kılıç)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz