Hünkar Vakfı’nda Yolsuzluk İddiaları

Anımsarsınız, Kurban bayramının hemen ertesinde merkezi Adana’da bulunan Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’nın, bağışlanan kurban etlerini Gaziantep ve Kayseri’de anlaştıkları fabrikalarda sucuk yaptırıp sattığı ve bu yolla milyonlarca lira gelir elde ettiği iddia edilmişti.[i]

Esasen ülkemiz, tarikat ve cemaatlerin kurmuş olduğu vakıflar üzerinden büyük bir soygun yaşıyor. Eskiden insanlar kendi kişisel servetlerini hayır işlerinde kullanmak için vakıf kurardı. Şimdiyse haksız kazanç elde etmek için kuruluyor vakıflar. (Elbette hepsi için bu yargıya ulaşmak mümkün değil, işini doğru yapanları tenzih ederiz.)

Bazı vakıf yöneticilerinin çalıştıkları bir işi, yaptıkları bir mesleği olmasa da en iyi evlerde oturduğu, en iyi arabalara bindiği, en iyi kıyafetleri giyindiği, en lüks yerlerde tatil yaptığı, çocuklarını yurt dışında okuttuğu ve zenginleştiği gözlerden kaçmıyor.

Vakıflar üzerinden elde edilen haksız kazanç, ülkemizin kanayan yarası ve bu alanda kapsayıcı bir çalışma şart.

***

Vakıflar üzerinden yolsuzluk ve haksız kazanç genelde Sünniler üzerinden konuşulsa da, Alevi toplumunda da benzer iddialar ortalıkta dolaşıyor. “Ali’siz Alevilerin” ağır etkisi altındaki bazı kurumların “Hacı Bektaş Veli Dergâhı postnişini” ilan ettiği Veliyettin H. Ulusoy’un başkanı olduğu Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı, yolsuzluk iddialarıyla gündemde.

***

Konuyu başından itibaren kısaca özetleyelim.

Veliyettin H. Ulusoy’un başkanlığını yaptığı Hünkâr Vakfı, Hacıbektaş ilçesinde ağaçlandırma yapmak için “Oniki fidandan ulu bir ormana” başlıklı bir proje başlatıyor. Birçok sivil toplum örgütü ve kişiden bağış adı altında para topluyor. Bu arada 27.02.2017 tarihinde dönemin Hacıbektaş ilçesi belediye başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu’ndan ağaçlandırma için arazi talep ediliyor. Talep olumlu karşılanıyor ve büyük bir arazi ağaçlandırılmak üzere Hünkâr Vakfı’na tahsis ediliyor. Bir süre sonra bağışçılara toplam 10.080 ağacın dikildiğini bildiren “Kasım 2017” tarihli bir sertifika gönderiliyor. Bütün belgeler vakıf başkanı Veliyettin Ulusoy imzasını taşıyor…

Yani buraya kadar Vakfın güzel ve kamuya yararlı bir iş yaptığı, Hacıbektaş ilçesinde 10.080 ağaç diktiği anlaşılıyor. Olay buraya kadar normal… Asıl mesele bundan sonra başlıyor.

***

Proje kapsamında çok sayıda arkadaşı ile Hünkâr Vakfı’na bağışta bulunan ve İsviçre’de yaşayan Ergül Dede, 24-25 Temmuz 2020 tarihlerinde Hacıbektaş ilçesine uğruyor. Bir tesadüf sonucunda bağış yaptığı fidanların dikilmediğini öğreniyor. Kendisine hiçbir alanda büyük çapta bir fidan dikiminin yapılmadığı söyleniyor. Oysa kendisine gönderilen Veliyettin Ulusoy imzalı sertifikada adına 48 adet fidan dikildiğini anımsıyor.

Ergül Dede, konuyu es geçmiyor ve yetkililere ulaşarak fidanların neden dikilmediğini soruyor. Vakıf yetkililerinden (proje sorumlusu olduğu ifade edilen H. K.) aldığı cevapların tutarsız (mesela Covid-19 salgını engel oldu gibi) ve kafa karıştırıcı olduğunu düşünse de kötü niyet aramıyor. Ancak kamu vicdanı gereği konuyu özetleyen bir videoyu çekip sosyal medyadan paylaşıyor. Ayrıca “alevihaber” isimli facebook hesabında bir canlı yayında durumu özetliyor.[ii] Ertesi gün Hünkâr Vakfı’nın mütevelli heyetinde olduğunu söyleyen S. B. adlı şahıs, Ergül Dede’ye ulaşıyor ve tehdide varan cümleler kuruyor.[iii] Hatta vakıf yetkilileri kendisine yaptığı bağışın iade edilmesini teklif ediyor.[iv]

***

Bu gelişmelerin ardından Hünkâr Vakfı, 30 Ağustos 2020 tarihinde iddialara doğrudan yanıt vermeyen ancak çalışmaları hakkında bazı bilgiler içeren “Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı projeleri devam etmektedir” başlıklı bir açıklama yaptı.[v]

Hünkâr Vakfı’nın ağaçlandırmanın önemine dair eski bir açıklamasını kendi facebook hesabından yayımlayan Vakıf danışmanı Halil Karaçalı ise “Proje kapsamında uyguladığımız 4 Etap için gelen toplam bağış 109.784 TL; harcanan 82.642 TL; hesapta duran 27.142 TL. Bu para kimin yarasına merhem olacaksa buyursun gelsin, talep etsin; tabiki gönül rızalığı üzerine gelen bu parayı vermeyiz çünkü bu hakkın sahipleri var ama kendi içimizde bu para miktarı kadar denkleştirir ve veririz. Evet biz Vakıf olarak fidan dikmeye devam edeceğiz. Defterimiz, hesabımız, kitabımız açıktır. Burası Meydan-ı Ali, Hacı Bektaş Veli Dergahı; can verilir ama deryadan katresine güneşten zerresine kimsenin hakkı yenilmez” dedi. Ayrıca tarafımıza kişisel olarak verdiği bilgilerde 2017 yılının Eylül ayında ağaçlandırma yapılacak 121 dönümlük alanı (2500 metre) 27 gün süren çalışma ile tel örgüyle çevirdiklerini, dikim yapılacakken ağaçlandırma yapılacak alanın Tümülüs (kurgan, höyük) nedeniyle 1. derece sit alanı sorunu çıktığını, yeni ölçümler yapılması için 2018 Ocak ayında Hacıbektaş Belediyesine resmi yazı geldiğini ve sorunu aşmak zaman aldığını söyledi. Karaçalı gönderdiği açıklamada, “İkrarın varsa dosta ölüye can bulunur; Hak bizi yaratmış̧ can kurban etmek için. Evet biz Aleviyiz eksiği noksanı tamama erdirmektir bizim işimiz” dedi.[vi]

***

Konuyla ilgili olarak kendisine ulaştığımız Hacıbektaş ilçesi belediye başkanı Arif Yoldaş Altıok ise, “2017’de Hacıbektaş belediyesine Hünkâr Vakfı’nın bir başvurusu olmuş. Vakıf 121 bin m2’lik bir alanı tel örgü ile çevirmiş. Ardından sit alanı sorunu çıkmış. Kasım ayında sorun aşılmış ve Vakfın bütçesinden 1300 ağaç dikilmiş. Altı ay önce bana telefondan ulaştılar yeni dikim yapmak istiyoruz diye. Birkaç gün önce de bizzat belediyeye gelip taleplerini yinelediler. Ancak donanım ve imkân olarak destek vermemiz mümkün değil” açıklamalarında bulundu.

***

Hünkâr Vakfı’na isnat edilen bu yolsuzluk iddiası, şimdi Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ilgili daire başkanlığının önünde. Şikâyet dilekçesinde söz konusu iddiaların incelenmesi ve vakıf yöneticilerinin mal varlıklarının araştırılması isteniyor.

Elbette birilerini yolsuzlukla/hırsızlıkla itham etmek bizim işimiz değil. İddialarla ilgili nihai kararı Vakıflar Genel Müdürlüğü ve ilgili mahkemeler verecek. Biz de bu karara göre yeniden konuşacağız.

***

Eski bir tekerleme vardır, muhakkak duymuşsunuzdur:

“-Komşu! Komşu!

-Hu! Hu!

-Oğlun geldi mi?

-Geldi…

-Ne getirdi?

-İncik… Boncuk…

-Kime? Kime?

-Sana… Bana…

-Başka kime!

-Kara kediye…

-Kara kedi nerede?

-Ağaca çıktı…

-Ağaç nerede?

-Balta kesti…

-Balta nerede?

-Suya düştü…

-Su nerede?

-İnek içti…

-İnek nerede?

-Dağa kaçtı..

-Dağ nerede?

-Yandı! Bitti! Kül Oldu! Gitti!”

Açık kaynaklara da düştüğü üzere ülkemizdeki vakıflar üzerinden çok büyük servetler iç ediliyor. Bu sadece bugünün veya yakın dönemin hastalığı değil, uzun süreden beri bu işler böyle yürüyor. Üstelik bunların bir kısmı, Alevi veya Sünni fark etmez, kutsal değerler üzerinden yapılıyor. En kötüsü, en mide bulandıranı, en can yakanı da bu değil mi!

Belge 1: Hünkâr Vakfı başkanı Veliyettin H. Ulusoy’un Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu’ndan ağaçlandırma için arazi talebini içeren yazı.

Belge 2: Hünkâr Vakfı başkanı Veliyettin H. Ulusoy’un Ergül Dede’ye göndermiş olduğu fidan dikim sertifikasında projenin üçüncü etabında 10.080 fidan dikildiği söyleniyor.

Fidanların dikildiği iddia edilen ve Hacıbektaş Belediyesi tarafından Hünkâr vakfına tahsis edilen alan. Dikilen çamların sayısı ancak birkaç yüz tane. Bakımı yapılmamış ve çoğu kurumak üzere.

[i] https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/bagis-icin-toplanan-kurban-etlerini-sucuk-yapip-satmislar-2396928/

[ii] https://www.facebook.com/102732236432294/posts/3361686143870204/?d=n

[iii] https://www.facebook.com/photo?fbid=10223020574012346&set=a.10203733046396210

[iv] Ergül Dede birkaç gün sonra facebook hesabından daha sert ifadelerin yer aldığı şu açıklamayı yayımladı: “Dostlar…

Hacı Bektaş Veli Vakfı fidan dikiminin yapılmadığını kabul etmekle birlikte. Kamuoyuna ne bir özür nede bunun açıklamasını yapıyor. Halil Karacalı ile saçma sapan Propaganda yapıyor. S. B. (metinde açık isim yazıyor) adlı lümpen ile tehdit ediyor. 10.080 Fidan dikildi mi? Sorusuna cevap vermiyorlar.

10.080 fidan dikilene değin ben burdan bunu yazacağım.

Dün yaptığı propagandaya sorduğum soruları silmişler.

Bağış parasında gözü olanlar diye bir cümle kullanmış Halil Karacalı’ ya kimmiş bunlar diyorum gözü olan yok lafın gelişi diyor. Tüm insanları salak yerine koyuyor bu anlayış. (…) Salla gitsin nasıl olsa millet mal. Bu propaganda da kullanılan dil ve yaklaşım oldukça çiğ ve sığ.

Kesinlikle bu işte bir iş var. Yaptıkları propaganda ile Usulsüzlük ve yolsuzluk olduğu ve bunun üstünü örtmeye çalıştıkları çağrışımından başka birşey akıla gelmiyor. (…) Ben bunlardan RAZI değilim. Buyrun Alevi

Hukuna göre cem olalım.

Dara çıkalım. Yok mu?

Bir Dede, Baba, Pir? İstediğiniz zaman Hünkarın Dergahında olmaya hazırım.

İtham ediyorum. YOLSUZLUK var.”

https://www.facebook.com/ergul.dede.7

[v] https://hunkarvakfi.org/2020/08/30/hunkar-haci-bektas-veli-vakfi-projeleri-devam-etmektedir/?fbclid=IwAR2CGL_7Ak-bPS_vDKLgqvCfIe9XzQl48hSmTXmBdPF2vcAc6ByoduZ8wSQ

[vi] Halil Karaçalı’nın açıklaması tam olarak şöyle: “Proje kapsamında uyguladığımız 4 Etap için gelen toplam bağış 109.784 TL; harcanan 82.642 TL; hesapta duran 27.142 TL. Bu para kimin yarasına merhem olacaksa buyursun gelsin, talep etsin; tabiki gönül rızalığı üzerine gelen bu parayı vermeyiz çünkü bu hakkın sahipleri var ama kendi içimizde bu para miktarı kadar denkleştirir ve veririz. Evet biz Vakıf olarak fidan dikmeye devam edeceğiz. Defterimiz, hesabımız, kitabımız açıktır. Burası Meydan-ı Ali, Hacı Bektaş Veli Dergahı; can verilir ama deryadan katresine güneşten zerresine kimsenin hakkı yenilmez” dedi. Ayrıca tarafımıza kişisel olarak verdiği bilgilerde 2017 yılının Eylül ayında ağaçlandırma yapılacak 121 dönümlük alanı (2500 metre) 27 gün süren çalışma ile tel örgüyle çevirdiklerini, dikim yapılacakken ağaçlandırma yapılacak alanın Tümülüs (kurgan, höyük) nedeniyle 1. Derece Sit Alanı sorunu çıktı, yeni ölçümler yapılması için 2018 Ocak ayında Hacıbektaş Belediyesine resmi yazı geldiğini ve sorunu aşmak zaman aldığını söyledi. Devamla: “Biz de Vakıf olarak bu arada Sivas Yıldızeli ÜYÜK Köyü’ne giden yol güzergahı üzerinde gidiş geliş 8 kilometreye belirli aralıklar ile fidan dikimi yaptık. Yrb. Ali Tatar Anısına Sivas İli Gürün İlçesi Yuva ve Külahlı Köylerine daha öncesinden dikmiş olduğumuz fidanların hastalık nediyle kurumundası üzerine tekrardan Ankara-Yuva Külahlı Köyleri Derneği ile birlikte dikimini tekrardan sağladık. Hacıbektaş’ta 2017 yılı Eylül ayında anahtar, kapı, tel örgü/çit teslimi yaptığımız alanın dikimine devam etmek için 22 Ocak 2020’den beri Hacıbektaş Belediyesi ile görüşmeye ve çalışmaya devam ediyoruz. Kendisi bu anlamda elinden gelen imkanları seferber etmektedir. İkrarın varsa dosta ölüye can bulunur; Hak bizi yaratmış can kurban etmek için. Evet biz Aleviyiz eksiği noksanı tamama erdirmektir bizim işimiz.

Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı olarak Oniki Fidandan Ulu Bir Ormana Projesi kapsamında son dört yıldır çalışma yürütüyoruz. Bu baptan olmak üzere;

Hacıbektaş Etabı için:

Gelen toplam bağış: 47.861 TL; bunun 37.145 TL’sini tel örgü/çite [2500 metre (tel örgü malzemesi, işi yapanlar, kum, çimento, su tankeri vb.)] harcandı. 10.716 TL hesapta duruyor. Tel örgüyü veren firma ve tel örgü/çiti çeken ekip büyük ölçüde emeklerini bağışladı.

Yrb. Ali Tatar Anısına Etabı için gelen bağış miktarı 32.200 TL, yapılan harcama 27.277 TL; 4.923 TL hesapta duruyor. Yaklaşık 2000 bin fidan tam iki defa dikildi. Tahsis edilen arazinin yapısı ve fidanların hastalıklı çıkması nedeniyle belirli oranda kurudu. Artık başka bir çözüm yolu arıyoruz. Yuva ve Külahlı Köyleri Derneği bu konuda gerekli açıklamayı yapmıştır.

Eskişehir Mahmudiye İlçesi Kaymazyayla Köyü Etabı: dikilen fidanlar büyüyüp dal budak saçmaya başladı. Bu etap kapsamında gelen toplam bağış 29.723 TL; yapılan harcama 19.220 TL; artan 10.503 TL ve hesapta duruyor.

Etap Sivas İli Yıldızeli İlçesi ÜYÜK Köyü’dür. Ana yoldan köye giden yol 4 km ve gidiş geliş (8 km) olacak şekilde çift yönlü dörder metre arayla 2000 fidan dikildi. Bu kapsamda bağış kampanyası düzenlemedik. Vakıf olarak köy halkı ile birlikte kendimiz çalışmayı tamama erdirdik. Fidanlar 1.5 yaşında.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz