Avusturya Alevi İslam Kurumuna Çağrı

Avusturya Alevi İslam Kurumu’nun (AAİK) kendi web sayfasında yaptığı açıklamaya göre Avusturya İstihbaratı kendilerine şöyle bir açıklama yapmış.
AAİK Dedeler Kurumu Başkanı Seyyit Yüksel Bilgin Beye dönük bir saldırı planlanmış. Yapılan açıklamada saldırının mahiyeti ile ilgili detaylı bilgi yok ama AAİK taraftarlarının kendi sayfalarında yaptıkları paylaşımlara göre ‘’Öldürme suikastı’’ şeklinde bir plan olduğu anlaşılıyor.
Avusturya İstihbaratı durduk yere böyle bir açıklama yapmaz. Eğer böyle bir açıklama yapma ihtiyacı duymuş ise bu doğrudur.
Avusturya İstihbaratı tehdit altında olan kişiye bu bilgiyi verdiğinde kendisini tehdit eden kişi veya kurum /örgütün kimliğini de açıklar ve on(lar)a karşı kendilerini koruma konusunda dikkatli olmalarını bildirir.
Bu durumda AAİK yöneticileri Yüksel Bilgin Beye dönük suikast planı yapan kişi veya kurum / örgütü biliyorlardır. Ancak açıklamalarında bu kişi veya kişileri, örgüt veya kurum ismini açıklamak yerine kendilerinde ‘’Kurumumuza karşı yıpratma, yalan, iftira, karalama, itibarsızlaştırma…. vs’’ gibi bir yorum yaparak muğlak bir paylaşım yapmışlardır.
AAİK yapısını, Kurum Başkanlarını ben de somut veri ve belgelere dayalı olarak defalarca eleştirmiş biriyim. Hatta Yüksel Bilgin Bey ve diğer Başkan Hasan Ayık Beyleri – Kurumlarının sorumluluklarının bilincinde hareket etmedikleri için- istifaya davet etmiştim.
Ortaya koyduğum veriler tamamen somut (belgeli) olduğundan kendileri hiç bir zaman eleştiri ve uyarılarıma yanıt ver(e)mediler.
Şimdi AAİK’in böyle bir açıklama yapık eleştirenlerin tümünü aynı kategoriye koyup ‘’ ……yıpratma, yalan, iftira, karalama, itibarsızlaştırma…. vs’’ demeleri son derece yanlıştır.
Hangi söylemlerin tehdit, hangi söylemlerin şantaj, hangi söylemlerin doğru eleştiri ve hangi söylemlerin karalama- itibarsızlaştırma olduğuna dair ayrı ayrı değerlendirmeleri gerekirken, yapılan eleştirilerin tümünü ‘’……yıpratma, yalan, iftira, karalama, itibarsızlaştırma….’’ olarak ele almaları gerçekle hiç bir şekilde bağdaşmamaktadır.
Kimin (veya kimlerin) eleştiri, kimin uyarı, kimin hakaret, kimin yalan ve benzeri açıklamalar yaptıkları aynı kategoride değerlendirilemez.
AAİK bu konuda adeta pimi çekilmiş bir bombayı ortaya atarak herkesi zan altında bırakmaktadır.
AAİK yöneticilerini derhal bu toptancı mantıkdan vaz geçerek özür dilemeye ve hatalarını düzeltmeye davet ediyorum. Bir yöneticinize planlanan suikast nasıl ahlaksızca bir eylem ise, eleştirilerin tümünü aynı kategori içine sokmak da aynı şekilde itibar suikastıdır. Bunu netleştirmelisiniz.
AAİK’i ve adını andığınız başkanınızı defalarca eleştirmiş ve muhtemelen ileride de eleştirecek olan biri olarak sizi bu hatanızdan dönmeye, suikast planlayan kişi veya kurum /örgütün ismini açıklamaya, zan altında bıraktığınız haklı eleştiri sahibi kişileri bu toptancı mantık dışında tutmaya davet ediyorum.
Bu suikastı her kim(ler) planlamış ise yönetmekte olduğunuz Sevgi TV’’de açıklamaya davet ediyorum. Ayrıca sizi Alevilerin Sesi DÜZGÜN TV ekranlarında açıklamaya yapmaya davet ediyorum.
Alevi inancında en kutsal değerlerin başında insan canı gelir. İnsan canına kast etmek suçların / günahların en büyüğüdür.
Başkanınız Sayın Yüksel Bilgin Bey’e geçmiş olsun dileklerimi sunar, bu provakasyonu tasarlayanları şiddetle kınarım.
İşlerinizde hayırlar dilerim.

Kazım BALABAN / VİYANA

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz