Yazar Ali Rıza Özdemir, Alevilik Bildirgesi’ne yapılan saldırıları orhuntv’deki köşesinden cevapladı:

“Sevgili dostlar,

Bildiğiniz gibi Alevilik Bildirgesi daha yayımlanmadan önce hakkında bazı tartışmalar başladı ve bu tartışmalar halen sürüyor. Bundan sonra da süreceğe benziyor.

Bildirge metninin eleştirilmesinden son derece memnunuz ve daha önce ifade ettiğimiz temeller çerçevesinde her türlü katkıya hazırız.

Ne var ki, bu tartışmaların bir kısmı etik ve seviyeli şekilde sürmüyor.

Bundan rahatsızız.


İki örnekle açıklayalım.

Birinci örnek, Anadolu Alevi Ocakları Derneği…

Dernek yönetimi başından beri Bildirge hakkında olumsuz bir kampanya yürüttü ve bunu ısrarla sürdürüyor.

Ancak dedelerden oluşan dernek yönetimi etik davranmıyor.

Şöyle ki, Bildirgede katılmadıkları hususları derli toplu yazarak sağlıklı bir eleştiri getirmiyor.

Varsa yoksa imzalamayın çağrıları…

Bu işlerin “tamamen” ocakzadelerin işi olduğu söylemi…

“Bu bildiri, Anadolu Alevilerini ve Alevi ocaklarını temsil etmemektedir” türünden tepeden bakan sözler…

Alevilik Bildirgesi’ni imzalayan dedeleri, “dedeliği belli olmayan” diyerek akıllarınca şaibeli duruma sokan yakışıksız ithamlar…

Elbette bunlar, değil “Alevi dedesi” unvanı taşıyan kişilere, sıradan insanlara bile yakışmayan tutum, davranış ve sözler…

Ancak Anadolu Alevi Ocakları Derneği bunlardan daha yakışıksız bir şey daha yaptı.

SEYYİD HACI KUREYŞ DERGAHI ARŞ. EĞ. KL.. VE SOS. YRD. DERNEĞİ adına yapılan açıklamayı keserek verdi.

Kestikleri yerde şöyle diyor: “Yönetim Kurulu Olarak Bildirgeyi Olumlu buluyoruz, daha öncede Sayın Ali Rıza ÖZDEMİR Bey ile telefon, diğer medya ilitişim araçlarıyla ve birebir görüşlerimizi kendisine bildirdik. Fakat azda olsa katılmadığımız konularda vardır.”

Anadolu Alevi Ocakları Derneğinin kestiği yerler, Alevilik Bildirgesi’ne destek verilen yerler.

İnanç önderi olarak ortaya çıkan kişilerin, en azından etik değerlere uyması beklenir.

Başkalarını karalayarak, başkalarının açıklamalarını işlerine geldiği şekilde lanse ederek bir yere varılmayacağı gibi, bu türden davranışlar ortalama bir insana bile yakışmaz.

Bu arada SEYYİD HACI KUREYŞ DERGAHI ARŞ. EĞ. KL.. VE SOS. YRD. DERNEĞİ adına açıklama yapan Ali Ateş ile birlikte dernekten Haydar Baba dedelerimiz Bildirgeyi imzaladılar.

Şu an matbaada olan ikinci baskıda imzaları çıkacak.


İkinci örnek ise, bildirgeyi Türkçü-İslamcı olarak karalayan çevreler.

Bunu ilk defa Cihan Söylemez’in başlattığını, arkadaşların haberdar etmesi ile öğrendim.

Söylemez’e göre; Alevilik Bildirgesi’nin amacı Alevi Toplumunu ; ” Bozkurt ” işareti yapıp Başbuğcu , kafa tokuşturan ve Aleviler’i MHP başta olmak üzere Türkçü Turancı Partilerin ve Örgütlerin Arka bahçesi haline getirmeye çalışma gayretidir… ALEVİLİK için bir başka tehdit; Türkçü Turancı Irkçı Faaliyetlerdir vb.

Söylemez, bunları söylemeseydi iyiydi ama bir kere söylemiş bulundu.

Benzer bir tartışmayı, Ayhan Yalçınkaya sürdürdü.

Yalçınkaya; “Türkçü-İslamcı” olarak nitelediği Alevilik Bildirgesi’ndense 4 Temmuz Deklarasyonu’na el kaldıracağını yazmış. (Facebook’te ekli olmadığımız için ben duvarında görmedim ama bana öyle iletildi.) Hatta Bidirgeyi eleştiren bir kitap yazacağını da sayfasından duyurmuş. (Umarım kaynaklarla sağlam bir şeyler yazar. Biz de istifade ederiz.)

Özetle, bu lakırdılar boştur ve Marksistlerin/ateistlerin (Bildirgede de yazdığımız üzere insanların sağcı solcu olması ile sorunumuz yok. Aleviliğin temel inanç ve ilkelerini koruduğu sürece hangi siyasi görüş ve partide yer aldığı önemli değil.) içimizde yaymış olduğu kirli bilgiler, ön yargılar, ezberler kısaca hastalıklardır.

Baştan sona okunur ve bütüncül değerlendirilirse, ortalama zekâya sahip birisi, Bildirgede Türkçülük, İslamcılık, Faşistlik, Irkçılık vb yapmadığımızı anlar. Bildirgede dediğimiz şey; yalnızca Türk ve On İki İmam bağlısı Müslüman bir toplum olduğumuzdur.

Bu ifadeleri; ırkçılık, Faşistlik vb olarak gören kişi, ancak kendi bilinçaltındaki kavramlarla konuşmuş olur.


Özetle sevgili dostlar, etik dışı, önyargılarla beslenen, arzu ettiğimiz bir seviyenin altında söylemlerle muhatap oluyoruz.

Bu bizi üzüyor ama bunlar bizi kendi insanımızdan vazgeçirmeyecek.

Her Alevi’yi Alevilik Bildirgesi’nde dile getirilen konular çevresinde birliğe davet ediyoruz.

Anlaşamadığımız konuları oturur, kaynaklarımız etrafında, detaylıca konuşuruz.

Samimi olarak kendince ama “yol” adına söylenen maksadı aşan bazı sözleri, görmezden geliyoruz.

Ancak kasıtlı olarak iftira atan, karalayan, düşmanca davranan kim varsa alayının hesabını ise Ulu Divan’da Şah-ı Merdan Ali’nin Zülfikar’ına bırakıyoruz.

Selamlar, sevgiler.”

Yayın tarihi: 01/09/2017

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz