Yazar Ali Rıza Özdemir, orhuntv’deki köşesinde ALEVİLİK BİLDİRGESİ’ne yönelik saldırıları değerlendirdi.

Yazının tam metni şöyle:

“Daha yayınlanmadan Alevilik Bildirgesi’ne saldırılar devam ediyor.

Okumadan, bildirgeyi Sünnicilik, Şiicilik, Faşistlik, Irkçılık, vb ile suçlamak, kara çalmak nasıl bir ruh halidir!

Alevilik üzerinde o kadar çok oyun var ki, bu güvensizlikleri bir yerde anlayabiliyoruz.

Ama ırkçı, faşist gibi kavramları bilmeden ve fütursuzca kullanmak doğru değil…

En azından edep dışı…

Büyüklerimizden öğrendiğimize göre, kem söz sahibine aittir.

Allah insaf versin..


Bilinmesi için yazıyorum.

Bu bildirgeyi kaleme alanların ve imzalayanların tamamı Alevi evladı.

Ne ocu, ne bucu, ne şucu…

Ve katkıda bulunan herkesin öz iradesi; ortak beyanı…

Diyen iddiasını ispatla yükümlüdür.

İspat edemeyen de müfteridir.

Hesabını Ulu Divan’da verecektir.


Alevilik Bildirgesi, 2016 yılının başından beri aklımda olan bir proje idi.

Liseden arkadaşım olan İsmail Bâki ile 2016 ayının Eylül ayında hayata geçirmeye karar verdik.

Ekim-Kasım aylarında yazdık.

Haziran sonuna kadar imza toplamak için mesai harcadık.

Temmuz başından itibaren de yayın hazırlıklarını yapıyoruz.

Yani bildirgemiz bir sonuç değil, nedendir.

Herkes, bunu böyle bilmelidir.

Ayrıca ifade edelim ki, bildirge ile başka projelerimiz de var…

Bildirge, bir toplum sözleşmesi…

Devamı gelecek…

Çok uzak olayan bir gelecekte bunları da kamuoyu ile paylaşacağız.


Bildirge üzerinde doğal olarak herkesin eleştiri hakkı var.

Eleştirilere saygımız sonsuz.

15 Ağustos’ta çıkınca alır, okur, eleştirirsiniz…

Sonuçta yazdığımız metin, kelamı kadim değil.

Bazı olmazsa olmazlarımız dışında her şeyi oturur konuşuruz.

Bir toplum sözleşmesi olacaksa, herkesin katkısı ile olacak.

Biz de eleştirilerinizi okur, değerlendirir varsa yanlışı düzeltir, eksiğimizi tamamlarız.

Ama eleştirilerinizi kaynakla, delille yapmalısınız; -af edersiniz- üfürerek değil.

Çünkü biz, yazılan her cümlenin kaynağını gösterebiliriz.

Bildirge metni bütünüyle Aleviliğin yazılı kaynaklarına ve Aleviliğin günümüze kadar taşıdığı unsurlara dayanıyor.

Öznel veya kişisel tek cümlemiz yok.

Yeni bir “Alevilik inşası” yapmıyoruz.

Yaratılan bilgi kirliliği altında kaybolan Aleviliği anlatıyoruz.

Tanıtım bülteninde de denildiği gibi: “Aleviler, Aleviliği anlatıyor.”


Az kaldı.

Şunun şurasında 15 gün var…

Yayımlanana kadar bekleyin Hızır hakkı için!

Okuyun, sonra konuşalım üzerinde…

Ama edeple, illa saygıyla…

Hakaret etmeden, fevri davranmadan, sağ duyu ile…

(Hakaret eden de kendini mahkeme kapısında bulur.)

Bize yakışan budur…

Aşk-ı muhabbetlerimle…”

Haber tarihi: 30/07/2017

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz