ALİ RIZA ÖZKAN yazdı…

Hacı Bektaş Velî’nin Hakk’a yürüyüşünü anmak amacıyla, Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen etkinlikler bu yıl protestolar gölgesinde gerçekleştirildi.

Hacıbektaş Belediyesi öncülüğünde düzenlenen Hacı Bektaş Velî Anma Etkinlikleri’nde, bu yıl Uluslararası Barış ve Dostluk Ödülü’nün ‘Hızır Avusturya’ kurumuna verilişini protesto eden Alevî örgütleri bir basın açıklaması yayınlayarak, ilçeyi terk ettiler.

Avrupa’da ‘Alisiz Alevilik’ propagandası yapan AABK’nın üyesi olmadığı için hedef alınan Hızır Avusturya, Alevi geleneklerine uygun olarak yardımlaşmayı örgütleyen, bağımsız bir kurum.

Ödül’ün Hızır Avusturya’ya verileceği Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok trarafından açıklanmasının ardından, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) başkanı Hüseyin Mat çeşitli girişimlerde bulunarak bu ödülün verilmesini engellemeye çabaladı.

Mat’ın girişimleri sonuçsuz kalınca, tabelasında Alevî yazan Türkiye’deki bazı örgütler devreye sokuldu ve etkinliklerin sabote edilerek, Alevilerin ilçeyi terk edecekleri şeklinde Hacıbektaş Belediyesi’ne şantaj yapma yoluna gidildi.

Aleviliği topluma anlatma, inançsal uygulanmasına aracılık etme gibi büyük görevleri üstlenen Alevî örgütlerinin en önemli günde ve inanç önderi Hacı Bektaş Velî’nin manevî huzurunda böylesi bir kavgayı başlatmaları ve istekleri gerçekleşmeyince daha da ileri giderek Hacıbektaş Belediyesi’ne şantaj yapmaları vicdanı, aklı ve kalbi “sirat-el müstakim” için çarpan Alevîler tarafından mutlaka değerlendirilecektir.

HIZIR AVUSTURYA KİMDİR?

Avusturya’da Alevilik devlet tarafından resmi olarak İslâm yorumlarından birisi olarak tanınmış durumda. Alevilerin inançsal hizmet aldıkları Avusturya Alevi İnanç Toplumu’nun bir alt kuruluşu olan Hızır Avusturya “bir elin verdiğini diğer el görmemeli” ilkesi ile, Aleviler arasında yardımlaşmayı örgütleyen bir kurum.

Hızır Avusturya bugüne kadar 230 üniversite öğrencisine eğitim bursu gerçekleştirmiş. 350 ilk ve ortaokul öğrencisine ise giyecek, kırtasiye ve bilgisayar sağlamış. Öte yandan, Ali İsmail Korkmaz Vakfı bünyesinde de 3 öğrenciye verilecek bursu üstlenmiş.

Hızır Avusturya, Türkiye’de de aktif. Elazığ depreminde ilk yardıma koşan kurumlardan birisi Hızır Avusturya olmuş.

Hacı Bektaş Dergâhı’nın çevresine 500 ağaçlık bir orman/yeşillendirme alanı çalışmışlar.

Son olarak da, yine Hacıbektaş ilçesinde ‘Serçeşme Parkı’nı sıfırdan alıp bitirmişler. 13 bin metrekarelik parkın tüm giderleri Hızır Avusturya kurumunun topladığı bağışlarla karşılanmış.

AABK NEDEN HIZIR AVUSTURYA’YA ÖDÜL VERİLMESİNE KARŞI?

Alisiz Alevilik tezinin yayılma merkezi olan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Avrupa ülkelerinde kendilerinden bağımsız Alevî örgütlenmelerinden şiddetle rahatsız. Sayısı giderek artan bağımsız örgütler giderek AABK’nın varlık nedeni için çok önemli bir tehdit haline gelmeye başlıyorlar.

AABK her ne kadar Aleviler arasında İslâm dışı tezler yaysa da, bulunduğu ülke resmi makamlarına karşı kendisini İslâm içi gösteriyor. Çünkü, aksi durumda Alevileri temsil hakkını ve buna bağlı olarak da geniş mali imkânları kaybedebileceğini biliyor. Bağımsız Alevî kurumlarının çoğalması demek, önünde sonunda AABK’nin Avrupa ülkelerinde temsil yetkisini kaybetmesi anlamına gelecektir.

Dolayısıyla, Hacıbektaş ilçesi gibi, Aleviliğin “Serçeşmesi” olan, en önemli mekânda bağımsız bir örgütün ödüle lâyık görülmesi demek, AABK için de tehlike çanlarının da çalmaya başlaması demek olacaktır.

ÖDÜLÜ ENGELLEMEK İÇİN KARA PROPAGANDA

Kendi alt örgütlerine imzalattığı basın açıklamaları ve Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’u yönlendirme çabaları etkili olmayınca, AABK kara propaganda yönetemlerine baş vurdu. Pirha haber ajansına yaptırılan haberde, Hızır Avusturya Pir Sultan’ı astıran Hızır Paşa ile özdeşleştirildi.

Bununla da kalmadı, yardım kurumuna karşı “Türk-İslam Sentezini dayatan”, “Aleviliği Şiilikle özdeşleştiren” ve “Irak ve İran gezilerini Alevi kadınlarına kara çarşafı giydirme pahasına düzenleyen” şeklinde mesnetsiz suçlamalar ardı ardına sıralandı.

Tüm bu açıklamaların tek amacının Hacıbektaş ilçesinde kafaları karıştırıp, Hızır Avusturya hakkında şüphe uyandırmak ve böylece ödülün verilmesini engellemek olduğu çok açıktı.

KARA PROPAGANDADA İKİNCİ DEVRE

AABK’nın gayrî ahlakî tavrına kesin ve net olarak direnen Başkan Altıok ikna edilemeyince, yeni bir senaryo ile bu kez etkinliklerin sabote edilmesi devreye sokuldu. Tabelasında Alevî yazan 6 örgüt AABK’nın isteği doğrultusunda bir açıklama yayınlayarak, etkinlikleri protesto edecek ve ilçeyi terk edecekti.

Kendileri ile birlikte Alevilerin de ilçeyi terk edeceğini ve böylece etkinlikleri baltalayacaklarını düşünen örgüt başkanlarının bu hevesi de kursaklarında kaldı. Cumartesi gecesi kendileri ile birlikte ilçeyi terk eden kişi sayısı en fazla 150 civarındaydı. Pazar sabahı coşkuyla uyanan Aleviler Hünkâr’ın huzuruna çıkmayı ve niyaz etmeyi pazar akşamı geç saatlere kadar sürdürdüler.

Tabelalarında Alevî yazan 6 örgütün Hacıbektaş Belediyesi’ne yönelik şantajları boşa çıktı ve Alevî toplumu yoluna sahip çıkarak etkinlikleri terk etmedi.

Öte yandan, tekelci, kendisinden başka kimsenin varlığını kabul etmeyen, her türlü iftira, yalan ve ahlaksız yöntemlerle itibarsızlaştırma kampanyaları düzenleyen AABK’ya emir-komuta zinciri ile bağlı örgütlerin yanında, bu tiyatronun yeni partnerlerine kimse anlam veremedi!

Alisiz Alevilik propagandalarına karşı geleneksel Aleviliği temsil ettiği kabul edilen Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve İzzettin Doğan’ın manevi önderliğini yaptığı Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) da Hızır Avusturya’ya karşı yazdırılan basın açıklamasına imza koymuştu!

Önümüzdeki günlerde her iki kurumda da bu basın açıklamasına bağlı olarak tartışmaların yoğunlaşması şaşırtıcı olmayacaktır.

ALEVİLERİN FENDİ, VUKUATLI ÖRGÜTLERİ YENDİ

Alevîler bu sözde örgütlerin yönlendirmesiyle hareket etmeyeceklerini göstererek, hem kerameti kendilerinden menkul örgüt başkanlarına ve hem de Alisiz Alevilik propagandası yaparak Aleviler arasına nifak sokan AABK’ya ibretlik bir ders vermiş oldular.

Ne garip bir rastlantı ki, tarih bu örgütleri daha önce de bir araya getirmişti. Hem de, yine bir protesto metni etrafında birleşen bu örgütler, olayın duyulması üzerine yine tepkileri üzerlerine toplamışlardı.

2018 yerel seçimlerinde bir araya gelen bu örgütlerin başkanları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dan, Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclis üyeliği için kontenjan talep etmişlerdi. Taleplerinin geri çevrilmesi üzerine sert bir protesto bildirisi yayınlayan aynı örgütler o dönemde de etkisiz kalmışlar, Antalya’da Alevilerin CHP’ye oy vermesini engelleyememişlerdi.

İnanç kurumlarının siyasi partilere bu türden taleplerin ve şantajların elbette laik anlayışla bağdsaşması mümkün değildi. Ancak, 6 Alevî örgütü, söz konusu başkası olsa, derhal hatırlayacakları laiklik ilkesini kendi çıkarları için feda etmekte sakınca görmemişti.

Demek ki, huylu huyundan vaz geçmiyor…

Gerçeğin demine Hû!

 

İŞTE CHP’DEN MECLİS ÜYELİĞİ TALEP EDİLEN YAZI:

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
Sayı: 2018/81/B
12.12.2018
Konu: ALİ AKTAŞ’I / ANTALYA
Büyükşehir Belediye Meclisi Üyeliği Hk.

Sayın Ahmet KUMBUL,
CHP ANTALYA İL BAŞKANI
ANTALYA

31.03.2019 tarihinde yapılacak olan Yerel Yönetimler Belediye Seçimleri için biz aşağıda imzası bulunan Alevi kurumlarının en büyük çatı örgütleri olarak Muratpaşa Belediye Kontenjanından Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliği için Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Mali Sekreteri ve Alevi Kültür Dernekleri Genel Sekreteri Ali AKTAŞ (TC ….) Alevi kurumları adına öneriyoruz.

Gereğinin yapılmasını bilgilerinize rica ederiz. SAYGILARIMIZLA

– ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU GENEL BAŞKANI HÜSEYİN GÜZELGÜL

– HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI GENEL BAŞKANI ERCAN GEÇMEZ

– ALEVİ VAKIFLAR FEDERASYONU GENEL BAŞKANI REMZİ AKBULUT

– ALEVİ DERNEKLERİ FEDERASYONU GENEL BAŞKANI CELAL FIRAT

– ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ GENEL BAŞKANI DOĞAN DEMİR

– PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEKLERİ GENEL BAŞKANI GANİ KAPLAN

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz