Mehmet Yuva yazdı…

Sosyal medyada tedavülde olan bir video var. Bu video Hatay Alevileri arasında da yaygın bir biçimde paylaşılıyor. Videoda konuşan şahıs herhangi bir vatandaş değil. Bu iddiaları gündeme taşıyan kişi Evrensel Yol Partisi (EYP) Genel Başkanı Metin Güler. 2016’da kurulan partisinin amblemi önünde konuşuyor. Amblem Alevi motifler taşıyor. Kendilerini bir Alevi ve Alevilerin Partisi olarak telakki ediyor. Üzerinde durulmasını önemli buluyorum.

‘ALEVİ KANTONU’

EYP Genel Başkanı Güler, Afrin kantonunun bir Alevi kantonu olduğunu söylüyor. Bölgenin 1500 senedir Alevilerin yurdu olduğunu beyan ediyor. Afrin harekâtı ile birlikte TSK ve onunla birlikte savaşan ÖSO’nun bölgede Kürt Alevi katliamı yaptığını iddia ediyor. Bu iddialarına Bahçeli’nin konuşmasını ve ÖSO unsurlarının kullandığı mezhepçi sloganlar ile geçmişte dâhil oldukları Alevi cinayetlerini delil gösteriyor. Ancak Afrin’de PKK/YPG varlığını da sorguluyor. “Gidin Fırat’ın doğusunda inşa ettiğiniz kantonlarda olun” diyor. “Bir ABD’ye bir Rusya’ya kendinizi kullandırtınız şimdi de Alevi Afrin kantonunun başına bela oluyorsunuz” serzenişinde bulunuyor. Peki Güler, PKKYPG’yi bugün değil de Afrin’de gençleri zorla askere aldığı, haraç topladığı ve yerel hükümet kurduğu dönemleri hiç sorguladı mı? Araştırdım bu konularla ilgili bir tek beyanatı yok. Buradan Amanos’a ve Türkiye’ye sızıp terör estirdiği herhangi bir eylemini kınadı mı? Hayır.

Afrin’de Suriye’ye dayatılan terör savaşı ve sebep olduğu göç sebebiyle 1,5 milyondan fazla Suriyeli yaşıyor. Afrin yarım milyon insanın yaşadığı büyük bir yer. Halep vilayetinin nüfus ve alan itibariyle en büyük ilçelerinden. Hatay-Kilis vilayetlerimize komşu. Amanos dağlarının bir bölümü bu coğrafyada. Nüfusun büyük çoğunluğu Suriyeli Kürt. Arapların sayısı çok Türkmen nüfusu azdır. Afrin’de Alevi Kürtlerin veya Zazaca konuşan Alevilerin varlığı Türkiye’de birçok kesim tarafından bilinmemekteydi. Suriyeli Alevi Türkmenler hakkında da bilinenler fazla değil. Suriye nüfusunun en az %13’nün Hristiyan olduğunu halen bilmeyenlerimiz var. Dürzileri Kemal Sunal’ın küfür tabiri belleyen zekalılar var.

AFRİN’DE 3 ORTAKLIK

Halep Afrin bölgesinde yaşayan Kürt, Türkmen ve Arap Alevi nüfusunun kökeni üç önemli temele dayalıdır. Halep tarihte kurulmuş Hamdani Alevi devletin ilk başkentidir. 10.cu ve 12.ci asır arasında vücut bulmuş olan bu devlet aslen Mardinli ve Süryani kökenli olan, ardından Müslüman Alevi olan Hamdan Aşireti tarafından kuruldu. “Nusayri” olarak yaftalanan Alevilerin en önemli üstadı olan “Büyük Hidayet (Hidayet-ül Kübra) adlı eserin sahibi Hüseyin Bin Hamdan El Hasibi’nin de görev icra ettiği devletidir. Yoldaşı Doğu Türkistan’dan kopup gelen büyük Alevi âlim Farabi’nin de devletidir. Bu devletin hükmü süresince dinler, mezhepler ve âlimler güven, hukuk düzeni ve muazzam ilmi keşifler içinde yaşadı. Aynı anda Halep, Bizans işgali, talanı ve zulmüne karşı Anadolu, Suriye, Irak ve Mısır’a kalkan oldu.

Halep Alevi Hamdan devleti yıkıldığında en büyük mağduriyeti Aleviler yaşadı. Ya Sünnileşmek zorunda kaldılar yahut göçe zorlandılar. Dağılmaları, dağlara sığınmaları ve yüzlerce sene kentlerden, ticaretten, okullardan uzak tutulmaları ve öcü olarak gösterilmeleri dönemi başladı. Amanos, Lazkiye dağları (Kürt ve Türkmen Dağları) zulüm ve katliamdan kaçan Alevilerin yurdu oldu. Güven tesis olunca dağlardan kırsal bölgelere indiler ve yerleştiler. Afrin Alevileri de bu tarihin parçası ve son mohikanlılardır. İkinci tarihi köken Irak Sincar bölgesine uzanır. Amanos (Afrin) ve Lazkiye coğrafyasında yaşayan Alevilerin maruz kaldığı şiddet ve baskıları bertaraf etmek için Sincar Emiri (hükümdarı) Seyfiddin (Dinin Kılıcı) Hasan El-Mekzun El-Sincari (D. 1168- Ö. 1224) komutasında bir ordu bu bölgeye intikal etmiş ve Alevilerin safında savaşmıştır. Önemli bir bölümü buraya tamamen yerleşmiştir.

SORUMSUZCA EYLEMLER TSK’YA ZARAR

EYP Başkanı, Devlet Bahçeli’nin Kızılcahamam’da kampa giren MHP’lilere hitaben iki gün önce yaptığı konuşmasına atıfta bulunuyor. Bu konuşmayı “AKP-TSK-ÖSO’nun Afrin’de niyet ettiği Alevi katliamı” için delil gösteriyor. Bahçeli, “Ya Afrin yıkılsın, ya teröristler yakılsın. Bilinsin ki Kerkük’e 5 bin bozkurtla gidecek kadar gemileri yakan ülkücü hareket ihtiyaç hâsıl olursa binlerce gönüllüsü ile Afrin’in boğazına çökecektir” demiş. Bu freni patlak kamyon misali raydan fırlayan sorumsuzca söylemler, TSK’nın konumu ve amaçlarına gölge düşürmektedir. Yarar değil zarar vermektedir.

Bununla birlikte tarihi cinayetlerle, yağmalarla anılan ÖSO’nun öne çıkarılması beyhude bir çaba. ÖSO, IŞİD ve El-Nusra’dan çok zaman önce, Suriye sahasında mevcut nizama karşı kullanabileceği birçok geçerli ve haklı argüman yerine mezhepçi söylemleri ön plana çıkardı. Özellikle Alevi düşmanlığı en çirkef şekliyle tedavüle sokuldu. Bu sebeple topluma umut olamadı. Ülkeyi kucaklayamadı. Zira bu saatten sonra ne sinekten bal alınabilir ne de bunlardan özgürlük savaşçıları çıkarabilirsiniz.

ALEVİ VE KÜRT KÖYLERİ GÜVENDE

Bu unsurların provokasyonlarına dikkat edilmelidir. Sünnicilik, Osmanlıcılık veya BBC’nin yayınladığı haritada Türkiye’nin Irak ve Suriye’den toprak kapmak istediği propagandaları Türkiye’ye yapılabilecek en büyük zarardır. Birleştirmez ve kazandırmaz. Aksine TSK’yı tuzağa çeker ve hedeflerine gölge düşürür. Metin Güler’in iddiaları temelsizdir. Bir parti başkanı açıklamalarına özen göstermelidir. Yoksa provokasyon ve fitneye hizmet eder. Sahadan aldığımız haberlere binaen Afrin’de mevcut olan 5 Alevi Kürt köyünün sağ ve salim olduğudur. Ayrıca Alevi ve Sünni olan vatandaşlarımızın ocağı olan TSK’nın bu konularda azami hassasiyeti göstereceğine inanmak zorundayız.

https://www.aydinlik.com.tr/afrin-de-kurt-ve-alevi-katliami-mi-yapiliyor-mehmet-yuva-kose-yazilari-ocak-2018

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz