Sevgili dostlar,

On yılı aşkın bir süredir profesyonel yazarlık yapıyorum. Otuza yakın kitabım yayımlandı ve sayısız yazım/makalem var. Youtube kanalım ŞahTV’de birçok program paylaştım. Sert dozlu eleştirilerim oldu ama asla kimseye hakaret etmedim. Kimseyi düşman görmedim ve ötekileştirmedim. Her zaman belirli sınırlar içinde bilgiye dayalı olarak eleştirilerde bulundum veya ulaştığım sonuçları okurlarımla paylaştım. Karnımdan konuşmadım, ima etmedim, doğrudan doğruya isim vererek eleştirdim. Sosyal medya hesaplarımda da benzer bir tavır içinde kalmaya dikkat ettim.

Yazılarımda ve konuşmalarımda iki hassasiyete dikkat ettim: Birincisi milli konular, ikincisi Alevilikle ilgili konular. Kimsenin özel hayatıyla, kişiliğiyle ve haysiyetiyle ilgili tek cümle yazmadım. Türk töresinin ve Alevi değerlerinin bize öğrettiği şekilde tavır ve duruş geliştirmeye çalıştım.

***

Ne yazık ki, yazıklarımızdan ve söylediklerimizden rahatsız olan bazı kişiler başından beri hakaret ve küfür yolunu tuttular. Üzülerek belirtmeliyim ki, halen de bu yolu tutanlar var. Biz de küfür ve hakaret edebilir, ahlak düşkünü bu gibi kimselere misliyle cevap verebiliriz. Ancak bu tavır ne savunduğumuz değerlere ne de bizim seviyemize yakışır. Böyle bir alçaklığı vicdanımıza izah da edemeyiz. Kaldı ki, ahlaksızın seviyesine inmek, bu çamura batmak zaten baştan kaybetmektir.

***

Maruz kaldığımız hakaretlere karşı, avukat arkadaşlarımızın da tavsiyesi üzerine, hukuki haklarımızı arama yolunu tuttuk. Bugüne kadar çok kişiyi mahkemeye verdik, hapis cezaları aldırdık, tazminatlar kazandık. Bu süreçte şuna tanık oldum: Şimdiye değin yaptığının arkasında duran, “ben dedim, ben yazdım, ben söyledim” diyen tek kişi yok. Af edersiniz, kıvraklığın bini bir para. Ortalıkta delikanlılık, adamlık, yiğitlik, cesaret, doğruluk, dürüstlük, hak, hukuk diye ahkâm kesenlerin zora gelince dansöz gibi kıvırdığını, yavşadığını gördük. Maalesef muhatap olmak zorunda kaldığımız seviye, böyle çukur bir seviye…

***

Bu saldırılar, bizi yaptığımız işten elbette döndürmeyecek. Biz yine yazmaya, araştırmaya, ulaştığımız sonuçları kitlelere aktarmaya, yanlış yapanları eleştirmeye devam edeceğiz. Milli konularda ve Alevilikle ilgili meselelerde birikimimizi ülkemiz ve milletimiz lehinde kullanacağız. Biz bunu yaptıkça kimi kişilik yoksunları hakaret ederek bize saldıracaktır. Biz yine bu tür alçakça işe girişenleri mahkemeye vereceğiz, yine hep birlikte kıvırmalarına tanık olacağız. Yüzüne tükürsen, tükürüğüne yazık edeceğin bu zayıf kişilikler adamlığın, cesaretin, doğruluğun vb. ağızda çiğnenen sakız olmadığını yaşayarak ve burunlarını sürte sürte öğrenecekler.

***

Bugünlerde sevenlerimizin bize ulaştırdığı kimi sosyal medya hesaplarında, yine bizi hedef alan paylaşımlar yapılmış. Bunları da avukatlarıma ilettim, gereğini yapacaklar. Lütfen siz de böyle paylaşımlara denk gelirseniz bana iletin. Çünkü suskunluğu, korkaklık sanan ahmak bir kitle var ülkemizde. Susmayalım ve sessiz kalmayalım ki, bu korkaklar ve ahmaklar daha fazla şımarmasınlar. Güçlünün karşısında sus pus olup kıvrak danslara girişen, zayıfın karşısında canavar kesilmeye kalkan bu kişilik yoksunlarına haddini bildirelim.

Cümle canlara aşk-ı muhabbetlerimle arz ederim.

 

Ali Rıza Özdemir

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz